25 Temmuz 2023 Salı

Işık Hızından Ürkütücü Derecede Daha Hızlı Olan KUANTUM DOLANIKLIĞI

 



Kuantum dolanıklığı kulağa karmaşık ve ürkütücü gelir. Einstein bile bu durumu ürkütücü olarak açıklamıştır. Ancak ilkel düzeyde bu durum aslında atom altı parçacıkların birbirleriyle iletişim kurma şeklidir.

Kuantum teorisinde eğer birbirine yakın iki elektron varsa, bunlar birlikte titreşebilirler. Bu iki elektronu birbirinden yüzlerce, hatta binlerce ışık yılı uzaklıkta olacak şekilde ayırsak bile bu anlık iletişim köprüsü açık kalır. Bir elektronu sallarsak diğer elektron bu titreşimi anında, ışık hızından daha hızlı algılar. Kısaca Kuantum Dolanıklığı Teorisi, ışık hızından bağımsız bir şekilde birbiriyle eşleşmiş olan iki farklı parçacığın arada ne kadar mesafe olursa olsun birbirine bağlı şekilde hareket etmesidir.

Örneğin ilk olarak iki elektronu yan yana getirelim. Birbirlerini etkileyecek olan elektronlar, bir süre sonra uyumlu bir şekilde hareket etmeye başlayacaklardır. Bu noktadan sonra elektronlardan birisini bulunduğumuz konumun milyonlarca ışık yılı uzağına yerleştirelim ve eşleşmiş olan elektronu titreştirelim.

Titreşen elektronun eşi, çok uzakta olmasına rağmen gerçekleşen titreşim hareketini anında fark edecektir ve titreşim hareketinin tam tersini uygulayacaktır.

Kısaca diğer elektron her zaman ilkinin zıddı şeklinde hareket edecektir.

İşin eğlenceli kısmı ise spiritüel yaklaşımlar, "Ruh Eşi ya da Ruh İkizi" konusunu Kuantum Dolanıklığı ile birleştirmekte ve ruh eşimizin her zaman bizim zıddımız olduğunu söylemektedir.

#onuncuboyut


18 Temmuz 2023 Salı

Işık dalga şeklinde mi yoksa parçacık şeklinde mi yayılıyor?


Işık sayesinde evrenimizin yüzde 4’ünü görebiliyoruz.
Peki ya ışık ile ilgili ne biliyoruz?

Evren ile ilgili en önemli bilgi kaynağımız ışık hakkındaki her şeyi öğrenebildik mi?

Bundan dört asır önce ışığın parçacık mı yoksa dalga mı üzerine olduğu yarım yüz yıl boyunca tartışılmış ama yapılan deneylerle çok ilginç sonuçlar ortaya çıkmıştı. Christiaan Huygens ışığı dalga olarak tanımlarken, Isaac Newton parçacık olarak nitelendirmişti.

Peki ışığın yayılışı dalga şeklinde mi yoksa parçacık şeklinde mi? Son zamanlarda teknoloji sayesinde kuantum dünyasına açıldığımızda bilinen fizik kurallarının geçerli olmadığı çok ilginç bir dünyaya adım attık. Sonrasında da ışığın temel birimi olan bir fotonu hem izole edebildik hem de takip edebildik. Ancak şimdi ışığın hem dalga hem parçacık olduğu hem de ikisi de olmadığı ortaya çıktı.

Nasıl mı? Şimdiki teknolojimizle yapılan Çift Yarık Deneyi gösterdi ki foton biz gözlem yaptığımızda farklı, gözlem yapmadığımızda farklı davranmaktaydı. Yani yapılan her deneyin sonucu gözlemlenip gözlemlenmediğine göre değişmekteydi.”

Foton birinin kendisini izleyip izlemediğini nereden bilebilir ki?
Fotonun gözleri, beyni yoktur. Neden fotonlar biz onları izlerken parçacık gibi, biz onları izlemezken dalga gibi hareket ediyor? Işık normalde bir parçacıksa biz onu gözlemlesek de gözlemlemesek de asla dalga örüntüsü yaratmamalıdır.

8 Temmuz 2023 Cumartesi

4 Bin Yıllık Yıkımın İzleri - Sina Yarımadası

4 bin yıl önce Koç Çağı'nın başlangıcındaki en önemli olay şüphesiz MÖ. 2023 yılında Sümer Uygarlığının yıkılmasıdır. Sümer halkının büyük bir kısmı bir anda yok olmuş, kalanları ise yeryüzünün ilk büyük sürgününde mülteci olarak çeşitli yerlere dağılmıştır.
 
Mezopotamya metinlerinde mülteci anlamında kullanan sözcük Munnabtutu, “yıkımdan kaçanlar” anlamını taşır. Sümerliler gittikleri yerlere medeniyeti taşımışlardır. Sümerli doktorlar ve gökbilimciler, mimarlar ve heykeltıraşlar, mühür kesiciler ve kâtipler başka ülkelerde halkların öğretmenleri olmuşlardır.

Peki Sümer tabletlerinin özellikle -Daha önce hiç benzerini görmedik.- şeklinde vurguladığı bu büyük yıkımın kaynağı nedir?
Burada bahsedilen bir nükleer silahtır ve Anunnakilerin uzay limanını buharlaştırdığı gibi Sina Yarımadası’nın üstünde kocaman bir oyuk ve çevresinde kapkara bir alan oluşturmuştur. El yazmaları ve Sümer tabletlerine göre iki Anunnaki, Nergal ve Ninurta tarafından ateşlenen nükleer silahlar sonucunda ortaya çıkan radyasyon bulutu tüm Sümer şehirlerini M.Ö. 2023’te yok etmiştir.

Sina'nın ortasındaki Maşu Dağı havaya uçmuş, uzaya fırlatma platformu yeryüzünden silinmiş ve uzay araçlarının sert toprağını pist olarak kullandığı ova, geride tek bir ağaç kökü kalmayacak şekilde yok edilmiştir.
Nergal’in bombalarıyla da Ölü Deniz kıyısındaki Amon Ra taraftarlarına ait beş şehir de haritadan silinmiştir.

Sahra, Sina ve Arap Yarımadasının ılıman iklimi, epey bir süre devam eden nükleer tesir nedeniyle değişmiş; ormanlar, nehirler ve sulak alanlarla dolu alanları yüz yıllık bir süreçte sonsuza dek çölleşmiştir.

Bu korkunç günün Dünya üzerinde bıraktığı yara asla silinmeyecektir. Tarihi yarımadanın beyaz kireç taşı dağları şimdi yer yer siyaha dönmüştür. Bu büyük afetin izleri olarak, milyonlarca siyahlaşmış taş parçacığı tüm alana yayılıp üst üste birikmiş şekilde durmaktadır. Bu garip görüntü, o günün hatırası olarak sonsuza dek korunacaktır. Sina Yarımadası’nın üzerindeki büyük yara izi, yeryüzünün en büyük afetlerinden birisinin işareti olarak yaşanan acıları hatırlatacaktır.